Kripto Phishing Kayıpları %83 Azalarak 84 Milyon Dolara Geriledi
Rapora göre kripto phishing kaynaklı kayıplar %83 azalarak 84 milyon dolara geriledi; kullanıcı farkındalığı, platform güvenliği ve düzenleyici önlemler ön plana çıkıyor.

Genel Bakış
Rapora göre kripto para ekosisteminde phishing (oltalama) kaynaklı kayıplar yıllık bazda yüzde 83 azaldı ve toplamda yaklaşık 84 milyon dolar seviyesine geriledi. Bu olumlu yönlü değişim, kullanıcı bilincindeki artış, borsa ve cüzdan sağlayıcılarının güçlendirilmiş doğrulama ve izleme uygulamaları ile düzenleyici denetimlerin sıkılaşmasıyla ilişkilendiriliyor. Ancak analizler, saldırganların taktik değişiklikleri ve hedeflerin çeşitlenmesi nedeniyle riske dikkat çekiyor.
İlginizi Çekebilir : Solana Kurucu Ortağı, Jupiter'in 70 Milyon Dolarlık Geri Alımının JUP Fiyatını Artıramamasının Nedenlerini Açıkladı
Azalışın Nedenleri
Kayıplardaki dramatik düşüşün arkasında çok katmanlı faktörler bulunuyor: platformların anti-phishing teknolojilerini benimsemesi, güçlü KYC/AML prosedürleri, olaya müdahale hızının artması ve siber güvenlik firmaları ile iş birliği yapılması. Ayrıca kullanıcı eğitim kampanyaları, tarayıcı ve e-posta sağlayıcılarının zararlı içerik algılama yetenekleri ile kripto likiditesindeki dalgalanmalar da saldırıların etkinliğini azalttı.
Bölgesel Ve Sektörel Etki
Phishing vakalarındaki düşüş tüm bölgelerde homojen değil; gelişmiş regülasyon ve kurumsal altyapıya sahip bölgelerde azalma daha belirgin. DeFi ve NFT ekosistemlerinde hâlâ zaman zaman yüksek risk gözleniyor, merkezi borsalarda ise iyileşen güvenlik uygulamaları sayesinde kayıplar azaldı. Rapor, teknoloji sağlayıcıları ve düzenleyiciler arasındaki koordinasyonun bölgesel farklılıkları kapatmada kritik olduğunu vurguluyor.
Güvenlik Önlemleri Ve Öneriler
Kullanıcılar için güçlü parola, iki faktörlü doğrulama ve resmi kaynaklardan doğrulama alışkanlıkları öncelikli korunma yöntemleri arasında. Platformlar için gerçek zamanlı şüpheli işlem tespiti, eğitim materyalleri, şüpheli adres veritabanı paylaşımları ve saldırı sonrası müdahale protokollerinin standardizasyonu öneriliyor. Düzenleyiciler ile sektörün iş birliği, veri paylaşımı ve cezai yaptırımların etkin uygulanması uzun vadeli risk azaltımında belirleyici olacak.